patates yiyenler ne demek?

Patates Yiyenler, Hollandalı ressam Vincent van Gogh'un 1885 yılında Nuenen'de yaptığı 82 x 114 cm ölçülerindeki tablosu. Vincent van Gogh sanat hayatının ilk dönemlerinde yığılmış patatesleri, dokuma tezgâhları, madencileri ve karamsarlık hissi veren gökyüzünü çalışmalarında ana tema olarak kullandı. Van Gogh Müzesi'de sergilenen Patates Yiyenler adlı tuval üzerine yağlı boya çalışmasını ise Nisan 1885'te tamamladı. Tablo van Gogh'un ilk önemli çalışması olarak görülmektedir ve buhranlı bir dönemine aittir.1

Ana teması

Tabloda bir lamba altındaki masaya toplanmış beş kişi resmedilmektedir. İki erkek, iki kadın ve bir kız çocuğundan oluşan bu kişiler patates yiyip kahve içmektedirler. Figürlerden iki kişi tabloya bakan kişiye göre karşı, bir kişi yüz ve vücut profilinden, bir kişi dörtte üç oranında profilden ve bir kişi de arka profilden görülmektedir. Duvarın çıkık görünen bölümünün solunda bir sepet içerisindeki kaşıklar görülmektedir. Resmin sol üst kısmında bir duvar saati ve bir resim bulunmaktadır. En solda gözüken kahverengi pantolonlu ve yeşil kasketli figür elindeki çatalını masadaki patatese batırmaktadır. Bakışları ise patatese değil masanın diğer ucunda oturan ve kahve dolduran kadının üzerindedir. Beyaz şapkalı kadın figürü de tabloya bakan kişiye bakar gibi gözükmekte ve elindeki çatalı patatese batırmaktadır. Ayrıca kahve dolduran kadına bakan erkeğe de bakar gibidir. Bu figürün yanındaki, kasketli erkek tüten kahve fincanını ya ağzına götürmektedir ya da sağındaki kadından fincanını doldurmasını istemektedir. Sırtı dönük olan figür ise patateslere dönüktür ve üzerinde koyu bir elbise vardır. Tablo genel anlamda kendi ektikleri patatesleri yiyen köylüleri konu edinmektedir.2

Özellikleri

Tablodaki ortam loş bir özelliğe sahiptir. Üslup çizgisel değildir ve figürlerin sınırlarını takip etmek zordur. Resimde aydınlığı sağlayan tek unsur tavana asılı yağ lambasıdır ve gölgeler resimdeki karanlığı etkilemektedir. Tabloda tabak ve patatesleri seçmek mümkünken diğer unsurları tam olarak aydın değildir. Işık çevresinde hızlı neon fırça darbeleriyle oluşturulmuş geçişler dikkat çekmektedir. Genel olarak tablo temasında koyu ve yeşil renk tonları egemendir. Tuz bezeli olarak kabuklu bir şekilde fırına atılmış tozlu gibi duran patatesler ışığın hemen altında olduğu için belirgin haldedirler. Tablonun koyu renk ağrılıklı olmasında figürlerin zorlu yaşam şartlarının da etkisi olduğu düşünülmektedir. Vincent van Gogh bu karanlık ögeler ile günlük yaşamdan bir kesintiyi melankolik bir unsur olarak sunmuştur. Figürlerin yüz ifadeleri, buruşuklukları ve pürüzlü elleri yazarın bu amacına hizmet etmektedir. Resimde klasik kuralları yeren dışavurumcu bir hava hakimdir.3

Vincent van Gogh'un bu tablosu ile Emmaust'ta Yemek adlı tablo arasında bağlantı kurulabilir.4 Bir iç mekanda masanın etrafında ve tek bir ışık kaynağının altında toplanan insan figürleri her iki tabloda da benzerdir. Ayrıca koyu tonlarını ve barok-ışık gölge özelliğini kullanan van Gogh iki yüzyıl sonra bu geleneğin devamcısı olur ve bu tablosundan kardeşi Theo'ya bahseder. Tabloda köylüleri konu edinen çalışmaları ile bilinen5 Jean-François Millet'in etkileri de görülmektedir. İnsan figürleri ise akademik oranlı değildir. Bu kurallara uyumlu olarak çalışan Anthon van Rappard'a tablonun bir baskısı gönderildiğinde bu konudaki hatalara dikkat çeker. Rappard'a göre figürlerin kolları kısa, yüzleri zayıf ve burunları pipoya benzemektedir. Van Gogh da bu görüşler ile Paris'ten gelen eleştirilere karşı çıkmış ve bunun bir zorunluluk olmadığını dile getirmiştir.6

Kaynakça

Orijinal kaynak: patates yiyenler. Creative Commons Atıf-BenzerPaylaşım Lisansı ile paylaşılmıştır.

Footnotes

Kategoriler